SON SAYI
2008 > Mayıs > Editörden

MAYIS DOKUZYÜZOTUZSEKİZ…
“ANKARA’YA DÖNMEK NASİP OLACAK MI…”


Ana temamız malum; Ankara. Vazgeçemediğimiz ise Atatürk ve Cumhuriyet… 89 yıl önce Milli Mücadele’nin başlangıç tarihi olan 19 Mayıs için, öncesinde de değerli anılarıyla dergimize konuk olan, modern bir ülkenin kuruluşuna tanıklık eden Ankaralı, Emekli Avukat Halil Makaracı’ya bir kez daha söz veriyoruz…
 

50’LERİN SONLARI… KAVAKLIDERE MELODİ APARTMANINDAKİ, İNTİM VE ANKARA PALAS’TAKİ CAZ VE DANS GÜNLERİ…
DAISY ve UBALDO CORRADI

Trieste’deyim. Bir arkadaşımın deniz kenarındaki evinin balkonunda öğle yemeği yiyoruz. Sağımızda Duino Kalesi, Orta Çağdan kalma, solumuzda ise Miramare Şatosu, 1800 ortalarından. Duino’daki kalede Prens Carlo Torre e Tasso ailesiyle oturuyor, bayrak dalgalandığında evde olduklarını anlıyoruz…
Miramare Şatosunun sahipleri Avusturya Prensi Massimiliano ve Belçika Prensesi Carlotta maalesef artık orada değiller, şato bir müze oldu; üstelik İtalya’nın en çok ziyaret edilen müzesi… Yemekteki konuklar uluslararası… Türk ve Ankaralı olduğumu öğrenen Yunan bir beyin eşi telefonuna sarılıp bir arkadaşını arıyor ve ısrarla gelmesini söylüyor; yazın plajların dopdolu olmasına karşın özel plajlı bir evin terasının cazip olmasından değil, menü ve ortam hoş olduğu için değil, aralarında Türk ve Ankaralı bir hanım olduğu için…
 

“AH, RAKI ŞİŞESİNDE ZÜRAFA OLSAM…”

Ünlü mimar, yazar ve gazeteci Aydın Boysan’la, o akşam Göksu restoranda, tüm renkleri boşverip ‘rakı beyazı’ndan dem vurduk…

Anason kokusu bana hiç de yabancı bir koku değil aslında. Tekirdağ’da, evimizin 500 metre ilerisindeki Tekel rakı ve şarap fabrikası, sanki şimdilerin oda parfümleri gibi tüm ile rakı kokusunu buram buram yayar, sabahın erken saatlerinde kamyonlara yüklenen rakı şişelerinin çıkardığı şangırtılar bize okul vaktinin geldiğini haber verirdi.

Bizim evde kadın erkek herkes rakı içerdi. Dolabımızda her zaman bir şişe rakı bulunurdu. Hatta annem beni erken doğum sebebiyle evde doğurmuş, doğuma aceleyle gelen ebe, yanında çantası olmadığı için kesilen göbeğimi alkol yerine rakı ile dezenfekte etmiş. Yani bir nevi, rakı ile vaftiz edilmişim.
 

KABADAYILARI E DELİKANLILARIYLA, BIÇKIN RUHLU BİR MAHALLE: HACETTEPE

Kabadayılarıyla, futbol takımıyla ve mahalle ruhuyla ünlü bir eski Ankara mahallesi Hacettepe… Çok eski Ankaralıların dilekleri olsun diye geldikleri, yeşillik, havası temiz bir yer. Mahallenin eski sakinleri Hacettepe Hastanesinin kurulmasında bu temiz havanın etkili olduğuna bile inanıyorlar. Bıçkın delikanlıların yarattığı samimi ruh, mahallede kol gezermiş bir zamanlar…

Ankara’nın şimdi istimlaklarla değişen, Hacettepe Hastanesinin kurulu olduğu bu mahallesini, Araştırmacı-Yazar Levent Cantek’le konuştuk. Cantek, Hacettepe’yi eski sakinleriyle konuşarak incelemiş ve bu konuda “Sanki Viran Ankara” adlı kitapta bir makale de yazmış. Cantek, Ankara Magazine’in sorularını yanıtladı.
 

İÇELİM SOSYALLEŞELİM…

Ekonomik kriz kapıyı iki kere çalınca bir grup vatandaşımız genel konsepte uyum sağlayıp uhrevi çözümlere yönelirken, genlerine Bekri mutasyonu işlemiş pek çoğu da araştırmalarını kadehlerdeki dudak izleri üzerinde yoğunlaştırdı. Bahanelerini de ihmal etmeden… Malum, akşamcı başkaaa, alkolik başka. Sosyalleşmek ya da sosyalleşmemek… Bütün mesele bu.
 

DAMAK ZEVKİNİ SAĞLIKLA BULUŞTURAN
4 ZEYTİNYAĞLI…


Sarımtırak rengi, lezzeti ve sağlık içeren özellikleriyle zeytinyağı, tüm bu varoluş sebeplerini doğanın diğer lezzetleriyle birleştirdi ve enfes yemekler ortaya çıktı. Akdeniz ve Ege mutfağının vazgeçilmezi zeytinyağlılar, hafif, leziz tatları ve görünüşleriyle damak zevkinizi kışkırtıyor.

Zeytinyağlı yemeklerin hazırlanışında, zeytinyağı kadar pişirme yöntemleri de önemli. Sadece malzemeleri karıştırmak yetmiyor, işin inceliklerini de bilmek gerekiyor. Swissôtel Ankara Başaşçısı Amerikalı Kurt Johnson’ın 4 özel zeytinyağlı tarifi, tüm lezzet sırlarını açığa çıkarıyor.
 

GÖSTERİMİN POLİTİKASI
VS.
POLİTİK OLANIN GÖSTERİMİ…



Çağdaş Gösteri Sanatları Girişimi (ÇGSG), Çağdaş Gösteri Sanatlarında NEREDEN NEREYE?: Esteti.ka | Histori.ka | Politi.ka adını taşıyan ve üç ay süren bir sanat araştırmaları atölyesi gerçekleştirdi.
 

GAZİ İLETİŞİM 41. YAŞINDA
41 KERE PACKSHOT!..*


Evinde hâlâ orijinal Gırgır (dergi olan değil, temizlik “robotu” olan), Blendax’ın klasik şişesi gibi parçalar bulunduran biri olarak, “eski” ürünlerin reklam kampanyaları özellikle, çoğundaki “basit güzeldir” çağrışımıyla ilgimi çeker. Bu “sempatik” basın ilanlarının ve haleflerinin 40’ını birarada görmek üzere, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne gidiyoruz. G.Ü. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Görevlisi Barbaros Gürçay’ın danışmanlığı ve arşivlerde hayli toz yutmasıyla, ortaya, kolektif belleğimizde yer eden pek çok ürün ve sloganı zihnimizde tekrar canlandıran, 1967-2007 yıllarında yapılmış basın ilanlarının yer aldığı 40 Yıl 40 Reklam sergisi çıkmış. “Ho ho hoo Hover, süpürür döver”, “Dayanıklı, emniyetli, sağlam lastik Pirelli” ya da -öğrencilerine öğretmek gibi olmasın ama…- “Barbi Barbi Barbi Barbi Baarbi” mırıltıları dilimizde, konsantre bir reklam tarihinin 40 yıllık zaman tüneline giriyoruz…
(*Reklamda taşıyıcı cümle, final cümlesi…)
 

GÜNDEMİ KARE KARE BELGELEYENLERİN ÖDÜL GÜNÜ

Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği “Fotoğraflarla Türk Basını 2007” yarışmasının ödülleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın da katıldığı törende sahiplerini buldu.
 

KİM DEMİŞ ANKARALILAR
BOĞAZ’DA BALIK EKMEK KEYFİ YAPAMAZ DİYE!..

Başkentliler, 3 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00-21.00 arasında Sheraton Ankara SHOPS önündeki “Boğaz” Sokak’ta düzenlenecek “Bahar Panayırı”nda buluşuyorlar. SHOPS’ta bulunan seçkin markaların ve farklı ürünlerin yer alacağı standların yanı sıra panayıra katılanlar gün boyunca gerçekleştirilecek renkli gösterileri izlerken, saat 13.00’te başlayacak balık-ekmek servisi ile denizi iyice özlediğimiz şu günlerde Boğaz’da balık-ekmek keyfini bir nebze olsun yaşama imkanı bulacaklar.
 

ŞİMDİ OKULLU OLDUK...

“Müdür Bey, bu çocuk evde gazete okuyor, dergi okuyor, kitap okuyor, İstanbul’daki halasına mektuplar yazıyor, toplama, çıkarma ve çarpma yapıyor, lütfen birinci sınıfa kaydını yapıverin! Boşuboşuna bir yıl yitirmesin…”

Annemin bu açıklamaları bir yarar sağlamadı. Ablamın ve ağabeyimin de diploma aldığı, Gazi’deki “Onuncuyıl İlkokulu” başöğretmeni İhsan Karabatum, Nuh dedi peygamber demedi ve 1945 yılının Eylül ayında yedi yaşıma henüz basmadığımdan, beni ilkokula almadı. Üstelik ertesi yıl sınıf atlamak için sınava da sokmadı. Tinsel açıdan sakıncalı imiş. Yaşıtlarımla okumalıymışım. Bir yaş büyüklerimin yanında ezilirmişim. Oysa çok erken gelişmiştim. Oldukça iri yapılıydım. Gören yabancılar üçüncü ya da dördüncü sınıf öğrencisi sanıyorlardı. Öyle ya da böyle, ancak 1946 sonbaharında ilkokula başlayabildim.
 

BAŞARININ SAATİ 11:41’İ GÖSTERİYOR…

Başkanla Randevu sayfalarımızın bu ayki konukları, Onbir41 Mimarlık İnşaat Bilgisayar Turizm Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. sahibi, okul arkadaşlıklarını iş ortaklığına taşıyan, genç, başarılı, dinamik ve yaratıcı üç mimar. ODTÜ Mimarlık Bölümü mezunu Fatih Yavuz, Hasan Okan Çetin ve Ömer Emre Şavural üçlüsü, eğitim yıllarından bugünlere nasıl geldiklerini, neleri hedeflediklerini, hem çok iyi dost hem de çok iyi iş ortağı olmanın inceliklerini Ankara Magazine okurlarıyla paylaştılar. İşte muhteşem üçlünün başarı öyküsü…
 

İLK KARDEŞ KENTİMİZ SEUL

“Kardeş Kent”, birbirlerinden uzak il veya ilçelerin, daha çok kültürel alışverişlerini amaçlayan ve giderek yaygınlaşan bir olgu. Kardeş kent uygulamaları, çoğu zaman belediye başkanlarının karşılıklı ziyaretleri sonucu imzaladıkları bir protokolden veya kent isimlerinin karşılıklı olarak bir caddeye veya sokağa verilmesi gibi sembolik jestlerden öteye gitmese de çoğu zaman kültür haftaları, sergiler, konserler gibi çeşitli etkinlikler de gerçekleşebiliyor.

Öte yandan, Ankara’nın tam 38 adet kardeş kenti olduğunu biliyor muydunuz? Belki dikkatiniz çekmiştir, İzmir Caddesi’nin Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’ndan girişinde bir anıt vardır. Üzerinde Türkçe, İngilizce ve kendi dillerinde olmak üzere, Ankara’nın kardeş kentlerinin adı yazılıdır. Kabil ve Ulanbator ile başlayan bu listede, aralarında Pekin, Havana, Moskova gibi önemli dünya başkentlerinin isimleri yer alır.

Bu sayıdan başlayarak, Ankara’nın kardeş kentlerini tanıtacağız. İlk yazımızın konusu; Güney Kore’nin başkenti Seul. 1971 yılında kardeş ilan edilen Seul, aynı zamanda Ankara’nın ilk kardeş kenti özelliğine sahip. Seul’un en güzel parklarından birinin adı Ankara Parkı. Ankara Parkı ayrıca, iki katlı gerçek bir Ankara Evi’ne evsahipliği yapıyor...
 

HACIBAYRAM MEYDANI

Türkiye kentlerinin meydan açısından çok farklı ve bir bakıma batı kültürü etkisinde biçimlenen meydanlardan uzak kentsel açık alanlar sunduğu söylenegelmiştir. Meydanların kullanım-gereksinim içeriğinin onların biçimlendirilmesini etkileyeceği kuşkusuz bir gerçektir. Ayrıca, her yeni biçimlendirmenin, hangi ölçekte bir çevre üretirse üretsin, kullanıcıya bir katkı olduğu, bir kültürlenme olanağı getirdiği de bilinir.

Bu çerçevede Türkiye’de kentsel açık alan ve meydanların kimliklerinin niteliği ve ne olmaları gerektiği tartışmasını bir başka incelemeye bırakmak isteriz. Hacıbayram da açıktır ki, müellif batılı bir anlamda kent meydanı arayışı içinde olmuş; Augustus tapınağı kalıntıları ile birlikte birarada yaşayan Hacıbayram-ı Veli Cami ve türbesinin eski kent içindeki topografik önemi, kent kültüründeki çok önemli etkileri ve damgaları, bölgenin ulaşım ve dolaşım kanallarındaki toplayıcı etkisi, dinsel işlevlerin kentsel bellekteki yerlerinin fiziksel ve anlamsal açıdan korunması, bu meydanın yaratılmasına yön veren unsurlar olarak belirmiştir. (Bkz. Meydan Düzenleme Projesi/Mimar Abdi Güzer yönetimindeki mimari ekip.)
 

BİR OFİSİN DEMİRBAŞLARI
BÜTÜNLÜK, CANLILIK, SADELİK VE TURUNCU…


Çalışanlar için ofisin sade, huzurlu ve dingin olması çok önemlidir. Günün büyük bir kısmını ofiste geçiriyoruz ve bu zamanın son derece kaliteli olması gerekiyor. İşin çalışma koşulları bir yana, uzun saatlerimizi paylaştığımız iş arkadaşlarımız, hatta ofisin dekorasyonu bile bu anlamda çok önemli bir yer tutuyor.
 
Ne Haber?
• Ne istediğine dikkat et!..
• Türk şaraplarının dünya çıkarması…
• Liderlik Akademisi III
• Modası geçmeyen ayakkabılar…
• Mutfak ve banyolarda yepyeni tasarımlar...

Yarışma: Neresi ve Ne Zaman?
Burayı gözünüz bir yerden ısırıyor mu?

Nazlı’nın Cumbası (Nazlı Eray)
Gelinlik Giymiş Ağaçlar

Yaşam ve Sağlık (Prof. Dr. Erdal Cila)
Çocuklar Otomobilde Nasıl Taşınmalı…

Ağız ve Diş Sağlığı (Dr.Dt. Semih Süreyya Yazıcı)Hamilelikte Ağız Bakımı

A-Ferin
Diyette Dondurmaya Yeşil Işık…

Okurlarımız… Yazarlarımız… (Makbule Özbudak)
Bizi Bir Duyan Yok mu?..

Bir Stil... Bir Ankaralı...
Pınar Gürer Can, “Kupa Kızı”nın Kocaman Evi Ankara…

Mod-A
Gökkuşağının Kıskandığı…

S-Tix
Seni seviyorum demek için… Hediye bahane…

Atölyeden…
Sergi haberleri…

Kitapçıl... Müzikçil...
• Kapılar… Odalar… Kentler… Derken… Kırk Yamalı Bohça (Kadından Kentler, Yazarı: Murathan Mungan)
• Gurbet Akşamlarına Misafir (Bekriya, Suzan Kardeş)
• Nisan’da en çok satan kitaplar, yerli ve yabancı CD’ler...

Sosyal Yaşam
• BUPS’ın geleneksel gala yemeği…
• 23. Nokia Shop Ankara’da açıldı

Ankara Rehberi
Ajanslardan veteriner kliniklerine kadar A’dan V’ye, fonksiyonel telefon rehberi...

 

 
Mayıs 2008