| Gönderen: Mahir KURT |
20/08/2007 02:24 |
|
| Kızılırmak suyu sağlık açısından sakıncalı değildir.
Kızılırmak suyu projesi hakkında basın ve çeşitli örgütler tarafından çeşitli spekülatif bilgilerin ortaya konduğu bu günlerde, ben konuya "sadece" bilimsel olarak yaklaşmak istiyorum. Sunacağım bilgiler o veya bu kuruluşun değil, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) http://www.who.int/water_sanitation_health/dwq/gdwq3rev/en/ sayfasında yayımlamış olduğu "Guidelines for drinking-water quality" (İçme suyu kailtesi rehberi) belgesinde yer alan hususlardır.
Kızılırmak suyu hakkında başlıca üç konuda çekinceler var. Bunlara sırayla değinelim:
1. Sülfat oranı: Rehberin Kimyasallar kısmında (8-Chemical aspects) sülfatın sağlık açısından sakıncalı olup olmadığına değinilmiş. Rehberin 8.17 numaralı tablosunda "eşik değer konulmamış doğal olarak oluşan kimyasallar" konusuna değiniliyor. Sülfat hakkında şöyle denilmiş: "İçme sularındaki konsantrasyonu toksik etki oluşturacak düzeyin çok altında olduğu için eşik değer belirlenmemiştir." Yani içme suyunda tehlike oluşturacak bir sülfat eşik değeri yoktur. Kısaca İÇME SUYUNDA SÜLFAT VARLIĞI SAĞLIK AÇISINDAN SAKINCALI DEĞİLDİR. (Sülfat zaten vücut sıvılarının önemli bir anyonudur.) Ancak aynı tabloda ilaveten "içme suyu kalitesini etkileyebilir" deniliyor. Burada rehberin İçme Suyu Kalitesi kısmına (Acceptability aspects) atıf yapılmış. Şimdi oraya bakalım.
İçme Suyu Kalitesi rehberinin 218. sayfasında sülfat için özetle şöyle deniliyor: "İçme suyunda sülfat varlığı farklı bir tat oluşturabilir. Çok yüksek dozlarda sülfat alınması bazı sıradışı vakalarda laksatif etki yapabilir. (yani ishal yapıcı) Uygun bir içme suyu tadı için sülfat değerinin 250 mg/L altında olması idealdir. İnsan sağlığı açısından ise her hangi bir eşik değer belirlenmemiştir."
Kızılırmak suyunun tek sakıncası, tadında küçük bir tuhaflık olabileceğidir; zira sülfat oranı 330 mg/L civarındadır. İlle de gerekli görülürse ters osmoz teknolojisiyle bu oran düşürülebilir. (Ankara'da bu teknoloji henüz yok) Yalnız insan sağlığı açısından en küçük bir sakınca söz konusu değildir.
2. Suyun sertliği: İçme Suyu Kalitesi Rehberi s.215'de sertliğe değinilmiş: "Sertliğe yol açan kalsiyum iyonu miktarın 100-300 mg/L arasında olması idealdir. Bazı kullanıcılar 500 mg/L'yi dahi tolere edebilmektedir. 200 mg/L üzeri kalsiyum oranları tesisatta kalsiyum taşı depositlerine sebep olabilir. Ancak 100 mg/L'den az kalsiyum içeren sular ise tamponlama kapasitesi düşüklüğü nedeniyle borularda korozyona (aşımaya) yol açar."
Kızılırmak suyunun CaCO3 değeri 120 mg/L civarında olup idealdir.
3. Sudaki arsenik: Arsenik insan vücudu için toksiktir. Ancak içme sularında bulunabilir. Kimyasallar rehberinin 8.18 numaralı tablosunda arsenik için 0.01 mg/L eşik değeri konulmuş; ancak konulan bu değerin bir öngörü olduğu, arseniğe dair sağlığı tehdit eden verilerin bulunduğu; ancak bu konudaki bilgi birikiminin kısıtlı olduğu belirtilmiştir. Arsenik değerlerinin ölçümünde 0.01 mg/L altındaki düzeylerin ölçümü teknik olarak imkansızdır. Arseniğin sağlığa etkileri hakkında bilgilerimiz yeterli olmadığı için bir tedbir manasında ölçülebilir en küçük değer, eşik olarak konulmuştur. Kızılırmak suyunda arsenik değeri 0.017 civarındadır. 0.007 gibi küçük bir fark söz konusudur. Ancak rehberin 8.12 numaralı tablosunda arseniğin sudan arıtılma yöntemleri sıralanmakta; İvedik arıtma tesisinde de bulunan Koagulation (pıhtılaştırma), Precipitation (çöktürme), Softening (yumuşatma) ve Activated alumina (aliminyum sülfat uygulanması) uygulamalarının herbirinin sudaki arseniği %80 ve daha yüksek oranlarda azaltmakta etkili olduğu belirtilmektedir. Bu yöntemlerin herbiri uygulandığında arsenik miktarı ölçülebilir sınırın (0.01 mg/L) hayli altına düşmektedir. (ASKİ'nin arıtma prösedürü hakkında http://www.aski.gov.tr/m.asp?tid=11&pn=1&tpn=1 adresinden bilgi edinebilirsiniz.)
Ben "sadece bu üç husus için" Kızılırmak suyunun kesinlikle içilebilir olduğunu düşünüyorum. Diğer kriterler hakkında bugüne kadar hiçbir uygunsuzluk söylevi duymadım, uygunsuzluk olduğunu da düşünmüyorum.
Saygılarımla…
Dr. Mahir KURT
|
|
| |
| Gönderen: murat kök |
09/07/2007 18:42 |
|
| merhabalar ben 2000 yılında samatya food court kurucularından murat kök sizden bir ricam var web sayfanızda arşivlerden 2005 yılına kadar gidebiliyorum fakat ben samatyayı kurduğumda sizin derginiz beni ve mekanı haber yapmıştı benim bu sayıya ihtiyacım var mümkünse 2005 öncesi
arşivlere ulaşabilirmiyiz saygılarımla
murat kök |
|
| |
| Gönderen: züleyha akduman |
04/04/2007 10:49 |
|
| merhaba, iki ricam var. derginizde yer verirseniz çok sevinirim. bir; bir arkadaşım ve ben pırlanta yüzük almak istiyoruz. ama ankara da bu işi güvenilir yapan bir yer bulamadık, siz bilirsiniz diye düşündük. iki; hamam meselesi. hamamlarla ilgilide yazılarınızı bekliyoruz. sevgiler. |
|
| |
| Gönderen: ayşe öge |
22/03/2007 12:05 |
|
| babamın beyin merkezinde 3,5 cm büyüklüğünde tümor teşhis edilde. cezaevinde tutuklu olduğu için imkanlarımız çok kısıtlı tedavi ettiremezsek 1 içinde yatalak bir hasta haline geleceğini söyledi görüştüğümüz doktorlar. çaresiziz yalvarırım yardım edin. |
|
| |
| Gönderen: kudret adıyaman |
01/03/2007 02:02 |
|
| lütfen hemen cevap alabilirmiyim
iyi bir donanımcı nasil olunur
ve ne iş yapar |
|
| |
| Gönderen: melih batum |
24/02/2007 21:14 |
|
| ali batum için benim tanıdığım ali amca olamaz ama ben bir de soramak istedim ali batum serdar batum babamı tabıyormusunuz yoksa bnezerlik mi eğer hiiç bişese bana ulaşabilirmisiniz
|
|
| |
| Gönderen: nuray bayraktar |
24/02/2007 14:56 |
|
| Merhaba, Mimarlar Odası Ankara Şubesi Bülteni için TCDD lojmanları ile ilgili bir yazı yazıyorum. Ankara Magazine Aralık- 2006 sayısındaki konu ile ilgili "çardak Sokağın Çocukları" yazısına " acilen " ulaşmak istiyorum.Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.Kolaylıklar dileklerimle..Nuray Bayraktar |
|
| |
| Gönderen: duygu kalbur |
03/02/2007 18:25 |
|
| Artık Ankara'da da cam boncuk yapmayı öğrenebileceğimiz bir adres var arkadaşlar.Ne yazıkki öylesine uzun zamandır aramama rağmen bulamamıştımki :)bence siteyi bir gezin,ve Işıl Hanımla tanışın. |
|
| |
| Gönderen: çağatay sevdi |
30/01/2007 15:46 |
|
| gazi üniversitesi' ne bağlı "tiyatro akademi" klübü bu dönem 5 farklı oyunla karşımızda olucak. geçtiğimiz dönem "çöplük" ve "azizname" adlı oyunlarla 11. ankara tiyatro festivaline katılan topluluk bu dönem "çöplük", "azizname", "imaj katili" ve bu sene prömiyerini yapacak olan "içerdekiler" ve "küçük prens" adlı oyunlarıyla mart ayında seyircilerin karşısına çıkıyor. daha detaylı bilgilere ulaşmak için klübün sitesini ziyaret edebilirsiniz: www.tiyatroakademi.org |
|
| |
| Gönderen: volkan özsoy |
21/01/2007 22:26 |
|
| mrblar sizi kısa süredir takip ediyorum devamıda gelicektir size bişey sölemek istiyorum neden bizede bi köşe ayırmayı denemediniz mesela ilginç ama egitici sorular yetişginler için böle bi köşeniz olsaydı çok memnun olurduk ankaralılar olarak |
|
| |
|
Toplam 5 sayfada 48 yazı
bulunmaktadır
[1] - 2 - 3 - 4 - 5
|